Bir Diğer Yunan Adası: Yine Midilli

18 Aug

Son 2 yılla sınırlı olsa da Ağustos ayının ilk haftasını Midilli’de geçirmeyi adet haline getirdik sanırım. Geçen sene 4 günlük ziyaretin ardından, bu yıl farklı bir ekiple 8 günlük Midilli programı yapınca, acaba abarttık mı dedik? 8 günün sonunda, çok doğru bir karar vermiş olduğumuz ekibin gerisi tarafından da tasdiklenince, rahatladığımı itiraf etmeliyim.

Sil baştan adayı tekrar anlatmaya gerek yok. Ancak 8 gün kalınca adanın her bir tarafına musallat olduğumuzdan daha geniş bir geri bildirim şansı doğdu.

Geçen sene sadece Molivos ve Plomari’ye gitmiştik. Bu sene Skala Eressou ve Midilli merkezi dahil ettik.

Skala Eressou’nun adındaki seksi ima çok da yanlış bir noktaya işaret etmiyor. Zira Eressou’lu Sappho antik bir figür olsa da; lezbiyenlik isimlendirilmeye çalışıldığında akla geliyor. Yani adanın adı olan Lesbos ile lezbiyen arasındaki benzerliği tesadüf olarak nitlemek mümkün değil.

Her neyse, haliyle alternatif bir yer. Özellikle lezbiyenler tarafından talep görüyor, buna naturalistler ve türlü alternatif grubu da dahil edebiliriz. Hatta var olan alternatif ortamdan biz de gaza gelip, geceyi sahilde geçirmeye karar verdik. Ne var ki, üzerimize alacağımız bir hırkamız bile olmayınca, bu alternatif kalkışmamız sabahın 5’inde arabaların koltuklarını yatırarak yatak yapma çabasıyla son buldu. Tüm bu sefilliğe rağmen denize girip kendimize gelince, bir de üzerine kahvaltı yapınca önceki gecenin yorgunluğu kalmıyor. Bu arada denizi de gerçekten güzel. Hem temiz hem de huzurlu.

Yani diyeceğim şudur, Skala Eressou güzel bir yer. Günübirlik gidiyorsunuz doyamayıp, geceyi geçirmeye çalışıyorsunuz…

İşin şakasını bir kenara bırakırsak hem ucuz hem de alternatif ve keyifli bir yer. Evlerin aylık kirası 450 euro kadarmış. Haliyle yazlık niyetine gelmek bile bir tercih olabilir.

Takılmak için keyifli mekanlar var. Bunlardan biri Parasol diye bir yer. Tropic bir beach bar temasıyla kurulmuş.Ege’de saçma diyebilirsiniz, bizce güzeldi. Yine de adaya daha uyumlu olan mekanları tercih etmek sizin elinizde.

Yemekler adanın genelinde olduğu gibi ucuz ve açıkçası tesadüfen bulduğumuz Blue Sardine son derece lezzetliydi. Başlı başına karikatür olabilecek sakallı Rum bir amcanın tatlı – sert servisiyle iyice karakter kazanıyor mekan. Biz her zamanki gibi yedik içtik ve kişi başı 15 euro kadar verdik.

https://tr.foursquare.com/v/parasol/4dea67b7d4c00071b8220220

https://tr.foursquare.com/v/blue-sardine/503a2cdde4b0b7a03c111dac

Adanın merkezi Midilli ise karakteristik bir liman kasabası. Günü birlik Türk turistler daha çok burada kaldığından, hafif turistik bir hali var. Ancak biraz arka sokaklara dalınca kendi dünyasını yakalayabiliyorsunuz.

Örneğin biz kuzeyindeki eski limanda kalan bir lokantada yemek yedik. İyiki de yemişiz. Güzel bir ahtapot ızgara, kalamar dolma, balıklar, salatalar, mezeler ve tabii ki uzo derken tıka basa doyduk. Barınağa bağlı balıkçı sandallarına nazır yenen bu yemek yine 15 euro tutunca ise, insan yemekten ayrıca bir keyif alıyor.

Yine tamamen tesadüfen limanın hemen arkasındaki sokaklardan birinde Diablos adında bir mekanda son derece keyifli bir akşam geçirdik. Fazlasıyla yerel insanla dolu olan mekanda, kendince bir canlı müzik var. Ama ortamı domine etmiyor. Yediklerimiz inanılmaz değildi, ama atmosfer ve fiyatlarla düşününce uğramaya değer.

Son günümüzde ise plaj için uzaklara gidemeyiz dedik ve çevredekilere nereye gitmemiz gerektiğini sorduk. Havalimanına komşu bir plaj söylediler ve çok da umutlu konuşmadılar. Biz böyle olunca motivasyonumuz düşük de olsa, kendimizi zorladık ve kendimizi bir taksiye attık.(Taksinin 5 euro tutacağını bilsek, yola çıkma sürecini bu kadar abartmazdık) Beklentiyi düşürmek çok iyi bir şeymiş bizzat yaşadık doğrusu. Kohilia isimli bir mekan. Son derece güzel bir denizi vardı(Bir Plomari değil ama) ve çok da keyifli bir ortam yaratmışlardı. Hatta şöyle tarif edelim, Türkiye’deki güzel beach barların kasıntı olmayan bir atmosferde ve kendiyle barışık insanlarla dolu olduğunu düşünün. Hatta baya havalıymış, akşamda buralar keyifli olur derken, daha biz plajı terk etmeden gelen süslü püslü insanlar gecenin devam edeceği mesajını veriyordu. Aklınızda olsun.

https://tr.foursquare.com/v/%CE%B5%CF%85%CE%BA%CE%AC%CE%BB%CF%85%CF%80%CF%84%CE%BF%CF%82/4e514574ae6051db8de5bd4a

https://tr.foursquare.com/v/%CE%BC%CE%BF%CF%85%CF%83%CE%B9%CE%BA%CF%8C-%CE%BA%CE%B1%CF%86%CE%B5%CE%BD%CE%B5%CE%AF%CE%BF-mousiko-kafeneio/4cc963de5c17b60c3da60805

https://tr.foursquare.com/v/%CE%B4%CE%AF%CE%B1%CF%85%CE%BB%CE%BF%CF%82/4eecf35a7ee5f45387756b0c

https://tr.foursquare.com/v/kohilia/4dd938e352b1a5c64477cd7b

Geçen Midilli yazısının sonunda olduğu gibi yine genel bir değerlendirme ile bitireyim. İlkokul kompozisyonundan mı alışkanlık bilemedim, sonuçla bağlamayınca içim rahat etmiyor. Bu sefer lafı fazla uzatmayalım. 2 hafta kadar önce Alaçatı’ya ilk kez gitmiştik. Güzel bir yer olmasına karşın, çok da mutlu ayrıldığımızı söyleyemeyeceğim. Neticede Alaçatı’da tatil yaparken nefret ettiğimiz ne varsa, en azından Midilli’de o yok. Örneğin arabanızı park ettiğinizde size yanaşıp para isteyen belediye görevlisi ya da otoparkçı yok. Hiçbir zaman otopark parası ödemedik. Beachler için iyimser olarak 40-50 TL giriş ücreti ödemeyi bırakın, plajdaki bir barın şezlonglarını kullanırken kimse size ne yiyip içtiğinizi bile sormuyor. Başını alıp giden uçuk yemek fiyatlarının yanında, gönlünüzden geçen deniz ürününü taze taze hem de uygun fiyata yiyebiliyorsunuz. Türkiye’de rakının olduğu bir sofradan vasat bir yerde bile 100TL’nin altına kalkmanın imkansız hale geldiği bir ortamda, zengin bir masada kişi başı 15 euro vermek paha biçilemez. En azından sürekli aman yolunacak mıyım, beni kazıklarlar mı endişesi taşımadan tatilinizi yapıyorsunuz. Ve sanırım Alaçatı’ya özel aşırı süslü insanların domine ettiği, Nişantaşı’nın deniz kenarı hali gibi bir yerden herkesin keyfine baktığı, birbirini etkileyerek neticede inanılmaz kasıntı bir ortamın yaratılmadığı bir yer Midilli. Yani eğer tatil kafayı dinlendirmek ise Türkiye’de bunu bulmak gerçekten zor artık. Bu anlamda herkes için güzel bir alternatif ada. Zira Molivos’da genelde çocuklu aileler, orta yaşlılar; Plomari’de ağırlıklı Yunan olmak üzere gençler; Skala Eressou’da alternatif gruplar kalırken; merkezde ise adalılarla aynı ortamı paylaşabiliyorsunuz. Yani kim olursanız olun, kendinize uygun bir yer bulabiliyorsunuz.

Bir de en azından bizim çevremizde; hala deniz tatili kafasıyla 1 hafta aynı adada kalmak bir seçenek değil insanların kafasında. Yani Kaş’ta, Bodrum’da 1 hafta deniz tatili yapılıyor ancak Yunan Adaları olunca söz konusu olan 3 gün Midilli’de kalırım, oradan 2 gün Sakız yapalım  gibi bir kafa oluyor.Olay bir anda fazla şehrin gezildiği, kültürel bir tatil boyutunu alıyor. Bana sorarsanız, gönül rahatlığıyla gidin ve tatilinizin hepsini uzun uzun Midilli’de geçirin.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: