Mantar Peşinde: Jilber Hoca ile Yuvacık

24 Oct

Çocukluğumuzdan beri mantara dair duyduklarımız hep zehirlenmeler ve kültür mantarlarıyla sınırlı kaldı. Hatta bu ikilinin birbirini beslediği, yani her zehirlenme haberi üzerine kültür mantarının anneler gözünde tahtını daha da sağlamlaştırmasına yıllarca tanık olduk.

IMG_7239

Açıkçası şahsım adına son birkaç yıldır marketlerde gördüğümüz kestane, shitake ya da istiridye mantarına bile hayretle baktığımı söyleyebilirim. Mutfağa merak saldığımız son 2 yıldır ise kurutulmuş porciniyi hararetle takip ediyorduk; ne var ki tam da bu dönem Migros’un tedarik problemi hevesimizi kursağımızda bırakmıştı.

IMG_7286

Tam da geçen yıl bu zamanlar alternatif aktivite olarak ne yapabiliriz derken, internette Jilber Barutciyan ile ilgili bir yazıya denk geldim. Kendisinin Türkiye’nin ilk mikologu olduğuna dair idi yazı ve mantar toplama turları düzenlediğinden bahsetmekteydi. Zaten mutfağa dair ilgimiz yüksek, hem de trekking olur diye dahil olduk. Açıkçası mantara dair hiçbir fikrimiz yokken, Yuvacık’ın İnönü yaylasında kendimizi bulduk. İnsan hayatında doğada mantar görmeyince gördüğü her mantarı dehşet ile karşılıyor ve hepsini topluyor.

IMG_7197

Yemek sonrası olan sergide Jilber Hoca mantarlara dair briefing verirken topladıklarımızın hiçbirinin yenilebilir olmadığını öğrenince haliyle tadımız kaçtı. Öğleden sonra elimizden geldiğince yenilebilir mantar toplamaya çalışsakda; günün sonunda evde pişirebileceğimiz tek bir mantarımız dahi yoktu. Neyse ki, kıdemli mantarcılar bizimle lepista nudalarını paylaştı da, eve gelince omletin içine atacak birkaç mantarımız oldu.

IMG_7257

Bu arada hem Jilber Hoca’nın Türkiye’nin Mantarları kitabını edinmiş olduk, hem de mantarlara dair bir fikrimiz oldu. Aradan 1 sene geçti, Belgrad’ı dahi saran efsanevi bereketi nedeniyle konu tekrar mantara gelince Bemet Tur’un sitesine tekrar göz attık ve yine aynı zamanda İnönü yaylasına organizasyon olduğunu öğrendik. Tabii, bu gazla hemen dahil olduk ve ertesi gün kendimizi yine İnönü yaylasında bulduk.

IMG_7293

IMG_7288

Öncelikle İnönü yaylası tam bir doğa harikası. Kocaeli’nin Başiskele ilçesinden devam ettiğinizde, Yuvacık barajını geçtikten sonra İnönü yaylası okları takip ettiğinizde 1 saatlik bir stabilize yolu geride bırakınca, yaklaşık 3 saatlik bir yolculuğun sonun da varabiliyorsunuz. Kendisi bir doğa harikası olsa da, bizim Anadolu’nun işgal altında olduğunu düşündürecek kadar yoğun ateş altında kendisi. Ne hikmet ise silahını alanın atış talimine gelip, güzelim atmosferin tabiri caizse içine sıçtığı tipte bir cennet burası. Atış talimi yapmıyorsa bile, kadim Anadolu halkımızın pikniğini takiben her türlü plastik atığını bırakarak içine etmeye ant içtiği bir yer işte.

IMG_7291

Her neyse gerçekten etkileyici bir doğası var ve bize düşen de bu doğanın  içinde mantar toplamak. Mantar toplamak ayrı bir keyif, bu coğrafya ayrı bir keyif, açık hava bir başka… Anlayacağınız keyif almak adına her türlü şartın sağlandığı bir atmosfer burası. Bir de bu senenin mantar bereketini ekleyince, attığınız adıma dikkat etmeniz gerekiyor. Bu sefer fark ediyoruz mantarları tanımak paha biçilemez bir deneyim yaşatıyormuş insana. Geçen sefer hunharca saldırdığımız mantarları bu sefer sınıflandırarak ilerledik.

IMG_7180

Yenilebilecek mantarları bile sınıflandırmamıza rağmen, çılgıncasına talan etmedik. Sığır dili, kuzu göbeği, kanlıca, borazan, porcini, lepista nuda gibi bir çok mantarı çok net ayırt edebiliyor olduğumuz fark edince ise adeta mest olduk.

IMG_7256

IMG_7251

Jilber Hoca Türkiye’deki mantar kültürünü acımasızca eleştirerek geziye başlıyor. İnsana ilk başta kısmen itici geliyor bu tavır. Ancak mantara dair forumlara baktığınızda ya da köylülerle bir şekilde temasa geçtiğinizde aslında tamamen haklı olduğunu görüyorsunuz.

IMG_7289

Yani halka baktığınızda mantara dair iki görüş var: ya tamamen kültür mantarına biat ya da şuursuz ve bilinçsizce doğadaki mantarların tüketimi. Bilimsel anlamda detaylandırınca aslında iki şeklen benzer mantarın aslında insan üzerindeki etkisinin ne derece farklı olabileceğini anlıyorsun. Yani biri afiyetle yenirken, diğerinin sonu kaçınılmaz ölüm oluyor.

IMG_7185

IMG_7249

İşin özü ne çok tehlikeli bu iş, ne de hafife alınacak hali var. Tek yapılması gereken mantarları sınıflandırabilecek yetkinliğe ulaşabilmek ya da en azından öldürücü mantarları bilebilmek. İnsan biraz tadını alınca bu işin, adeta tutku haline dönüştüğü konusunda uyarımızı yapmamız gerekiyor.

IMG_7300

Ancak bizim açımızdan bu işin vazgeçilmezi eve geldiğinde, bu mantarları afiyetle yemek tabii…

IMG_7310

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: