Gallery

Napoli & Amalfi Kıyıları

19 Jun

Malum Napoli daha doğrusu Güney İtalya söz konusu olunca haddinden fazla önyargıya sahibiz ve bu önyargıyı destekleyecek birçok güncel unsur bulmak da hiç zor değil. Napoli’yi en son televizyonda şehirdeki çöp toplama sorununa el atmak için bir hareket başlatan Berlusconi’nin bizzate çöp topladığı konu edilen haberde görmüştüm. Doğal olarak uçaktan inerken pek de steril bir şehir bulma beklentimiz yoktu.

Ancak Napoli’nin aynı zamanda mutfağının ünlü olduğu özellikle pizzalarının çok başarılı olduğunu duymuştuk, nitekim girdiğimiz herhangi bir pizzacı;gerçi içerisi kalabalıktı ve biz de bu kadar insan yanılamaz diye şansımızı denedik; bize son derece keyifli bir deneyim yaşattı. Normalde ağırlıklı olarak Lonely Planet’ın tavsiyelerini referans almamıza rağmen Pazar günü olması sebebiyle daha çok aç kalmama içgüdüsü ile hareket ettik.Daha sonra edindiğimiz deneyimler de bize yemek saatlerini kaçırdıysanız ya da günlerden Pazar ise azla yetinmeyi öğrenmemiz gerektiğini öğretti İtalya’da.

Napoli’de kaldığımız tek geceyi Belle Arti‘de geçirdik.3 kişilik odaya 130 euro verdiğimizi düşününce ucuz olduğunu söyleyemeyiz ama odamızın etkileyici olduğunu söylemeliyim. Bir daha gitsek bir daha kalırız sanki…Onun dışında Napoli’de park etmek tam bir işkence…Biz güneye doğru ineceğimiz için doğrudan havaalanında araba kiraladık ama şimdiki aklım olsa şehre taksiyle gidip , yola çıkacağımız gün şehirden kiralardık. Sokağa park etmek bile her an paralı,bir de  garaja gecelik 20 euro verince işte insanın arabaya dair fikri birden değişiyor.

Bir de 2 yan sokaktaki garajdan arabayı almaya haritasız gidip de çıkış bilmediğim bir sokaktan olunca, üzerine bilmediğim bir şehirde arabayla kaybolup yanıma telefon almama akıllılığını yapmış olmam…Otelin önünde bizimkileri ancak 1 saat sonra bulduğumda; Zeynep’in ne kadar endişeli olduğunu tarif etmeme gerek yok heralde, özellikle de Napoli’nin mafya ve suçla ünlü olduğunu düşündüğümüzde…

Pazar günü olunca neredeyse her yer kapalıydı ama gözümüzü karartıp yemelik içmelik bir yer aramaya koyulduk.Nihayetinde de sokak arasında bir şarapçı bulduk. Şehirdeki uzun yürüyüşümüz sonrası güzel bir şarap ilaç gibi geldi. İşin doğrusu  2 litre şarap, bir aperatif tabağı ve bir de makarnaya 18 euro verince, daha da bir keyiflendik. Şarap ucuz olunca tadı ndan yenmiyor🙂

Ancak önyargıları bir tarafa bıraksak dahi Napoli klasik İtalya tanımına uymuyor. Yani ortalıkta o meşhur İtalyan erkeklerinden ya da moda mağzalarından pek eser yok. Şehrin ruhundaysa tam bir Akdenizlilik var, pek de yabancı gelmiyor.

Güzel ama bakımsız binalarıyla adeta Büyük “Beyoğlu” hatta biraz da “Tarlabaşı”na benzetebileceğimiz Napoli’yi geride bırakma vakti geldi.

İstikamet Pompeii…

79 yılında Vezüv’ün Pompeii sakinlerini biraz üzdüğünü söyleyebiliriz , binlerce insanın ölümüne neden olmuş bu facianın ise modern dünya içinse büyük bir  fırsat olduğunu söyleyebiliriz.18.yy’da yeniden keşfedilene kadar adeta unutulan bu şehirde zamanın adeta 1.yy’da donup kaldığını söylemek mümkün.

Sadece evlerin sokakların olduğu gibi kaldığını söylemek yetmez bence. Patlamanın olduğu sırada yapımı devam eden bazı freskoların bile yarım kaldığını görebiliyorsunuz.  1.yy’dan bir şehir düşünün ve sadece insanlarını çıkarın, geriye kalan Pompeii…

Spartacus’ü izleyen varsa, Batiatus’un evinin aslında gerçeğe ne kadar yakın olduğunu burada anlıyorsunuz. Aynı formda yüzlerce  ev var…

Ama gez gez insan yoruluyor, şimdi Positano’ya gitme vakti geldi. Biraz şarap biraz pizza, yeniden yola koyulmaya hazırız…

Navigasyona adresimizi girmiştik ne var ki bizi bir dağın yamacına getirdi. En iyisi tabelalara uymak. Villa Sophia‘nın Positano’ya 5 km mesafede Nocelle isimli bir köyde olduğunu biliyoruz, ancak varınca fark ediyoruz ki Nocelle öyle meydanı olan sıradan bir köy değil. Tamamiyle yamaca kurulmuş hatta denizden 450 metre yüksekte bir yerleşim birimi. Yani otele ulaşmak için arabanızı park edip son 500 metrede tabana kuvvet yürüyorsunuz,ancak güzel olan her şeyin bir bedeli vardır.

İşte bu manzara her şeye değer… Gerçekten hayatımda gördüğüm en güzel manzaralardan biri .  Hem de böylesine güzel bir odaya 3 kişi için 85 euro verdiğimizi düşününce!!

Balkonumuzda şarap içmek başlı başına bir keyif, pek bir şey yapmaya gerek yok.Ama biz yinede akşam köyün kendi halindeki lokantasına gidiyoruz.1 kişi çalışıyor hem yemek hem servis yapıyor, yine götürüyoruz şarapları,antipastileri , pastaları… 45 euro verip çıkıyoruz , çok ucuz denemez ama lezzetli.

Ertesi gün kahvaltıda manzarının keyfini tekrar çıkarıyoruz ve 450 metreden deniz seviyesine inmeye karar veriyoruz. Villa Sohia ” Path of Gods” adı verilen trekking yolunun üzerinde, biz de bu yolu izleyerek Positano’ya gitmekte kararlıyız…

Sakin başlayan yolculuğumuza güzel manzaralar eşlik ediyordu.

Ne var ki merdiven aşağı inişe alışık olmayan bünyemize merdivenler bile dünyanın en rahat koltuğu gibi gelmeye başlamıştı…

Ve nihayet sahildeyiz ve ödülümüz yine dondurma🙂 ama hak edilmiş bir dondurma.

Positano Napoli’den sonra o kadar steril ve şık geliyor ki bize. Gerçekten de daha çok üst segmente hitap eden bir kasaba.Doğal olarak restaurantdan otele genel olarak elit bir zevk ve şıklık hakim.

Akşam oldu eve dönüş vakti. Nocelle’e kalkan otobüsümüze atlıyoruz, İETT’yi aratmaycak bir halde evimize döndük. Akşam yemeğe ev sahibimizin tavsiyesi üzerine Fattoria La Tagliata‘ya gidiyoruz.

Açtık ve bize doyacağımız söylenmişti,zira 3 kişi başı 35 euro fix fiyat, ama böylesine bir bombardımana tutulacağımız söylenmemişti. 6-7 çeşit antipasti, 4 çeşit pasta , 4-5 çeşit ızgara ve tatlılar… Şarabı saymıyorum bile… Bir taraftan da canlı müzik… Biraz turistik olduğunu kabul etmek gerek ama bölge mutfağına dair her şeyi tatmanıza olanak tanıyor.Tatmanıza diyorum çünkü porsiyonlar iştahlı bir insan için bile çok abartılı. Kesinlikle gidilmesi gerekir diye düşünüyorum(Ulaşım için en ideal yöntem araba). Ama rezervasyon şart, mümkünse önceki günden…

Amalfi ve Ravello’da bölgede görülmesi gereken yerlerden ama bizim Erol’u Türkiye’ye postalayıp güneye doğru devam etmemiz gerek…

Hedef çizmenin ucu..

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: