Gallery

Amsterdam (Hollanda)

26 May

Her ne kadar şu aralar Schipol Havaalanı denilince insanın aklına kaza yapan THY uçağı gelse de, biz Amsterdam’a inerken aklımızda böyle kötü şeyler yoktu.  Kartal ile birlikte aslında Eindhoven’daki ESTIEM(Avrupa Endüstri Mühendisliği Öğrencileri) toplantısına gidecekken  , tabii ki de bu fırsatı kaçırmadık ve Amsterdam’da birkaç gece kalmaya karar verdik. Ama gelin görün ki pek de parası olmayınca insan Amsterdam gibi pahalı bir şehir de farklı deneyimler yaşayabiliyor.

Amsterdam gibi bir şehirde havaalanından şehre metro gitmeseydi şaşırırdık tabii ki.15-20 dakika süren yol küçük olsa da ederi büyük… Yaklaşık 3.50 euro kadar tutuyor tek yön. İyi güzel; merkeze geldik.Peki ne yaptık? Biz daha çok tabana kuvvet kanaldan kanala yürüdük Ve fark ettik ki maşallah Amsterdam’ın kanalları yürü yürü bitmiyor. Ama şüphesiz ki en azından gündüz gözüyle çok huzurlu bir ortamı var Amsterdam’ın. Tipik evleri ve sürekli kanallarla kesilen sokaklarıyla gerçekten insanın içi ısınıyor. Bununla birlikte yürürken dikkatli olmakta fayda var, zira her yaya yoluna paralel bir bisiklet yolu var ve yollarını işgal edince pek de hoş karşılanmıyorsunuz.

Şehrin başta  Madam Tussauds olmak üzere bir dolu güzel müzesi var. Peki girişi 10 küsür euro olan bir müzeye züğürt turistler hiç paraya kıyar da girer mi? Tabii ki de hayır J Biz daha çok hem bize daha ilginç gelen hem de nispeten ucuz olan İşkence ve Seks müzesine gitmeyi tercih ettik. İkisi de birbirinden enteresan bir içerik sunuyor.

Evet, bir de Amsterdam’ın kötü(!?) yüzü var. Kadın ticaretinin zirve yaptığı Red Light District şehrin turistik bir öğesi  haline gelmiş.Tabii, turistik bir öğe olması durumu kurtarmaya yetmiyor. Kadınların bu kadar aleni bir şekilde vücutlarını kiralamaları Hollanda gibi gelişmiş bir ülke de ciddi anlamda çelişki yaratıyor. Bu arada benzer konseptli sokaklar sadece Amsterdam’a özgü değil; daha önce de Hamburg’da en az bu kadar büyük bir kompleks görmüştük. Bir de bakın şu tesadüfe ki camların arkasından laf atan ve kendini çekici hale getirmeye çalışan kadınların hiçbiri Avrupalı değil ya Latin Amerika’dan ya Afrika ya da Demir Perde ülkelerinden gelmişler.

Malum bir Amsterdam deyince insanların aklına uyuşturucu geliyor.İşin  doğrusu ancak basit uyuşturucular serbest, onun dışında örneğin kokain de “koka koka” diye yanınıza yaklaşan zenciler tarafından el altından veriliyor. Ama şu bir gerçek ki sokakta yürürken bile ot kokusu almak mümkün… Tabii biraz daha sofistike tatlar arıyorsanız coffee shoplar’da “magic mushroom” ya da “space cake” alabilirsiniz. Zaten şehre gelen turistlerin önemli bir kısmı kafaları iyi geziyor.

Yemek olarak ne tavsiye edilir Hollanda’da bilemedim, karnınızı doyurun yeter.Zaten biz züğürt turistler olarak yemeğimizi marketten aldığımız sandviç malzemeleri ile kanala nazır bir bankta yaptık,hem de pek ucuz tavsiye edilir. Bunun dışında bir bira içelim derseniz de fiyatlar Türkiye standardında, yani yiyeceğe göre çok daha ucuz kalıyor.

Peki nerede kalalım diye sorarsanız, ne yazık ki tavsiyelerim sizi pek mutlu etmeyebilir. Zira ucuz olsun diye, yatak odası dört duvarı olan yerdir mantığıyla hareket edip havaalanını odamız yaptık , sokulduk uyku tulumumuza.Sabah “Sir, sir … Could  you please wake up?” sesiyle uyandık. Güvenlik görevlisi sabah saat 6’ya kadar uyumaya izin verildiğini belirterek bizi kaldırdı, tabii bu kibarlık karşısında biraz şaşırdık. Her ne kadar çok dinlendirici bir uyku olmasa da kalacak yere para ödememiş olduk.

Ama bir de baktık ki böyle olmayacak, Eindhoven’daki arkadaşımız Ümit’e haber salıp nihai hedefimiz olan Eindhoven’e doğru yola çıktık.Yola çıkmak derken zaten yola çıkmanızla varmanız bir oluyor; altı üstü 2 saat…

Eindhoven tam bir öğrenci şehri…Aslında küçük bir şehir olmasına rağmen çok fazla bar ve disco var, yani geceleri kesinlikle sıkılmazsınız.Şüphesiz ki bu kadar keyif almamızda yanımızda şehri bir bilenin olmasının da çok ciddi bir payı vardı.Bir de geceleri bir eve dönüyor olmak Ümit sağ olsun; pek bir güzeldi…İşte böyle, Hollanda kendi içindeki zıtlıklarıyla ve sunduğu  “özgürlükleriyle” insanın görmesi gereken yerlerden…

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: