Gallery

Dalmaçya Kıyıları: Split & Hvar Adası

10 Jul
Stari Grad’ın Önündeki Sahil Yolu

Aslında Split’e gelmemiz hiç de kolay olmadı. Şöyle ki biz kayıtsız şartsız GPS’e güvenelim dedik ama biraz hata yaptığımızı anlamamız çok sürmedi. Köy yolundan bozma yollardan giderken şüphelenmeye başladık ;hatta bazen GPS’in göstermesine rağmen geri döndüğümüz yollar bile oldu. Halbuki Split’e doğru sahile paralel giden bir otoyol var;biz de ona paralel dağ yollarını kullanmış olduk. Yollar bozuk da olsa o yada bu şekilde ilerledik ; taa ki belki de o zamana kadar hiç Türk geçmemiş küçük bir sınır kapısına gelene kadar… Uzun süre vizeye ihtiyacımız olup olmadığını sorguladılar anladığımız kadarıyla; devamında da manasız telefon konuşmaları ve hırvatistan’da kalacağımız yerlerde gerçekten rezervasyonumuz var mı diye arayıp kontrol ettiler. (Gerçekten mana veremediğim olay budur; yani rezervasyon yaptırmak insanın bağlamıyor ki nedir yani illa nereye rezervasyon yaptırdığımızı öğrenme ısrarı?Kaldı ki öyle kafamıza göre gezmek de isteyebiliriz…) Her neyse bir yarım saat kadar bekletildikten sonra geçebildik sınırı…

Arabayla geçtiğimiz sokaklar tabii ki bu kadar dar değildi…

Yolumuz bitmek üzereydi ki otoyol işaretleri çıktı ve navigasyonumuz nihayet bizi otoyola yönlendirdi. Ne var ki otoyolda ancak 10-15 km gittik ve Split’e geldik. Burada şunu söylemeliyim ki otoyollarda ücret tahsilatı hem Kuna hem Euro; böylece kısa süreli yaşadığımız para birimi krizi sorunsuz çözülmüş oldu.Nihayet hostelimizi bulma vaktimiz gelmişti ; ancak yeni bir maceranın bizi beklediğini bilmiyorduk. Apartments Nikolla‘nın adresi Kovacica 6 diye geçiyor. Biz de navigasyonumuza adresi girdiğimizde bizi şehrin görece daha yeni ve villalardan oluşan bir semtine götürdü.Kapıyı çaldığımızda bizi karşılayan teyze bütün anlayışıyla bunun zaman zaman başına geldiğini ve aslında bizim anlayamadığımız bir farkla o sokağın Stari Grad’da olduğunu söyledi ve bize detaylı bir tarif verdi.Musibet yaşamış bir grup olarak GPS’de yer almayan ‘Kovacica 6’  aramak yerine Plinarska yazın ve oraya gidin zaten arabayı biraz uzağa park etmek gerekiyor. Peki biz ne yaptık? Navigasyon sağolsun Stari Grad’ın dar mı dar sokaklarında bolca adrenalin yaşadık. Allahtan karşıdan sadece bir kez araba geldi de adrenalinin tadı kaçmamış oldu. Çünkü bazı yerler öylesine dardı ki araba tek başına santimetrelerle geçebiliyordu.

Şehrin Güzel Meydanlarından Biri

Neyse bolca ter döktükten ve arabamızı hasarsız bir şekilde Plinarska’ya kadar getirdikten sonra; ki Plinarska bile iki arabanın ancak yan yana geçebildiği bir sokak ama onca dar yerden sonra insana nasıl da geniş geliyor🙂 ; arabamızı bir tarafa sıkıştırdık yani park ettik ve tam anlamıyla çıkmaz bir sokağa kıvrıldık. Ancak hostelimiz çok güzeldi; ortasında masalar olan sevimli bir avlusu çok yardımsever de bir sahibi vardı. Odalar da temizdi ve ne gerekiyorsa vardı; yani yatak… Açıkçası her türlü lüksten uzaktı ama belirgin bir eksiği yoktu. Bir de sadece 8 euro verdiğimizi düşünürsek fiyata göre inanılmaz bir yer ve kesinlikle tavsiye ederim.(Ancak anladığım kadarıyla yüksek sezon da 20 euroya kadar çıkıyor)

Stari Grad’da Farklı Zaman Dilimlerine Gidiyorsunuz…
Orjinal Sokaklar Gece Ayrı Bir Güzel

Zaten çok aç olduğumuz için bir an önce yemeğe gitmek istiyorduk. Daha önceden sağ olsun okuldan arkadaşım Enida’dan alığımız tavsiyeye uyup Trumbiceva Obala,11(Denize doğru baktığınızda Diocletian Sarayı’nın önündeki sahil yolunda sağa doğru devam edin hemen sahil yolundaki bir meydan da) deki ‘Buffet(Konoba) Fife’ ye gittik. Karışık balık tabakları, ortaya kocaman bir kalamar, salata, çorbalar , iki sürahi şarap yani kısacası 5 kişi doyasıya yedik içtik. Üstelik sadece 200 Kn ödedik; tabi Bosna’ya göre pahalıydı ama Split gibi turistik bir yerde ve bol alkollü olunca bu fiyatlara şaşıyoruz haliyle. Zaten yeterince içtiğimiz için sonrasında eğlenmek pek sorun olmadı; adeta göbek ata ata Stari Grad’ın tüm sokaklarını gezdik. Tek sorun ise net çekilmiş neredeyse hiç fotoğrafımızın olmayışıydı🙂 Hostelimize dönerken de yolda bir pizzacıdan birer bira kaptık ve çok sevimli bulduğumuz avluda biralarımızı içiverdik.Ertesi gün sabah erkenden kalkıp dün gece  gördüğümüz şehri bir de gündüz gözüyle görelim istedik. Split gerçekten özgün mimarisiyle birlikte çok etkileyici bir şehir. Aslında Stari Grad dediğimiz yer Diocletian Sarayı’nın zamanla bir şehir haline gelip saray fonksiyonundan yerleşim fonksiyonunu üstlenmesiyle değişmiş bir yer. Yani saray duvarları kullanılarak yeni binalar yapılmış(Yeni derken 16-17.yy) Stari Grad’ın ana temasını saray oluşturuyor yani. Biz de birkaç saat gezdikten sonra artık yolculuk vakti geldi dedik ve Jadrolinija feribotlarının kalktığı iskeleye doğru yol aldık. Biletlerimizi alıp feribota kurulduk. Feribot dediğimse içine neredeyse yüzlerce araç alan devasa bir yüzen cisim🙂 Fiyatlar ise araba için 265 Kn ; insan içinse 39 Kn. Yani çok ucuz diyemeyiz özellikle araba biraz pahalı ama Hvar’da özgür olmak için böylesi daha iyi diye düşündük; iyi de yapmışız nitekim adanın neredeyse her yerine gittik.

Feribotu Beklerken

Split’ten kalkan feribot Stari Grad’a ulaşıyor. Bizim hostelimiz Hvar’da olduğu için yaklaşık 25km kadar gitmemiz gerekiyordu. Genel olarak yollar güzel ama haliyle biraz dar ancak bu kadar az nüfuslu yerleşimler arasında olduğunu düşünürsek kesinlikle Hırvatları tebrik etmek gerek. Bir de yol boyunca çok güzel manzaralar eşliğinde gidiyorsunuz. Hostelimiz(Apartmens Marija) Hvar merkezine yürüyerek 10 dakikaydı. Aslında hostelden ziyade bir daireyi kiralamıştık. Ve özellikle Hırvatitan’da çok yaygın olan bu uygulamayı herkese tavsiye ederim. Hvar aslında çok güzel bir kasaba ; çok da sevimli ne var ki birazcık pahalı. Bu da orada tanıştığımız bir Makedon’a göre eşcinsellerin çok popüler bir mekanı olmasına bağlanıyor; ama biz o arkadaşın yalancısıyız. Hvar kasabası temel olarak bir büyük meydandan ve çevresindeki taş evlerden oluşuyor; ne var ki gerçekten de mükemmel bir atmosferi var.

Hvar Sahilinden Bir Görüntü

Ne var ki hala nedenini bilemesem de ; Hvar’da gündüz çekilmiş bir fotoğrafımız yok. O yüzden de yukarıdaki fotoğrafı internetten bulup koydum🙂

İlk günü biraz dinlenerek devamında da gece Hvar’a bir yürüyüş yaparak ve tabii ki de içerek geçirdikten sonra ertesi sabah adadaki diğer kasabalara gitmeye karar verdik. Genel olarakVrboska ve Stari Grad’ın görülmeye değer olduğunu duyduktan sonra önce bize daha yakın olan Stari Grad’a gittik zaten Vrboska’da oradan birkaç km ilerideydi.

Stari Grad aslında Hvar’dan çok daha büyük bir kasaba. Ancak bizim Nisan sonu orada olduğumuz gerçeği birçok şeyi değiştiriyordu. Neredeyse hiçbir restaurant açık değidi, cafelerin çoğu kapalı, evlerde de yaşanmıyordu. Yine de şehir öylesine güzeldi ki adeta bir başımıza olmamıza rağmen çok keyif aldık.

Küçük İskelemizde Manzara da Güzel

Yine de keyifle dondurmalarımızı yedik ve evlerin arasında bol bol dolaştıktan sonra sahile indik ve tahta iskeleden kendimizi serinlettik ama su beklediğimizden de soğuktu. Aslında eğer bulursanız Stari Grad’da kalmak daha hoş olabilir hem de daha ucuzmuş. Ancak Hvar yaz aylarında eğlencenin merkeziymiş,örneğin Hvar’da gezerken bir çok sayıda boş beach club gördük.Onların dolu olduğunu gözünde canladırınca buranın bir eğlence merkezi olduğunu düşünmek çok mümkün. Yani şöyle bir durum ortaya çıkıyor eğer uzun ve dolu dolu geceler için geliyorsanız Hvar eğer biraz sakinlik istiyorsanız Stari Grad ideal. Bir arabanız var ve de huzur istiyorsanız adadaki bir çok koyda çok güzel yerleşimler var ve hem denizi çok güzel hem de evler

İlkokulun Balkonu

Evet, gezimize geri dönelim en son Stari Grad’da dinleniyorduk.Daha sonra arabamıza atladık ve Vrboska’ya doğru yol aldık diyemeyeceğim çünkü ne olduğunu anlayamadan geliverdik🙂 Vrboska’da da denizden bir nehir içeri doğru giriyor ve şehir onun çevresine kurulmuş. Bize Stari Grad ve Hvar’a göre daha küçük gibi geldi. Evler yine birbirne benzeyen güzel taş evlerdi. Genel olarak Stari Grad’da terk edilmiş gibiydi ve Vrboska’nın da öyle olması bizi şaşırtmadı ama çevresinde bol bol fotoğraf çektirdiğimiz ilk okulunda boş olması hayret vericiydi.Bir de tepedeki kaleye benzeyen kilise hayli ilginçti.Gerçi gittiğimizde restore ediliyordu ama yine de bir kısmını görme şansımız oldu.İşin aslı içi son derece sıradandı. Biraz dolandıktan sonra nehrin kenarında bir yorgunluk birası içtik ve Hvar’a geri döndük. Çok acıktığımızdan eve gidip yeni bir şeyler yapmaktansa meydandaki Pizza Kogo’da

Stari Gradın Güzel Taş Evleri

yemeği tercih ettik. Pizza son derece güzeldi ama azıcık pahalıydı. Yanlış hatırlamıyorsam 45-55 Kn civarlarıydı pizza fiyatları. Ve iki güzel gün geçirdikten sonra ayrılık vakti gelmişti. Aslında bir sonraki durağımız Dubrovnik olduğundan pek üzülmüyorduk ama tatilin neredeyse yarısının geçtiği gerçeğiyse hayli üzücüydü.

Feribotumuz Sucuraj’dandı, demek oluyorki adayı bir baştan bir başa geçecektik. Sucuraj’dan olan vapuru seçmemizin iki nedeni vardı. Öncelikle Stari Grad’dan olan ve Split’e giden vapura göre çok ucuzdu çünkü hemen Sucuraj’ın karşısındaki Drvenik’e gidiyor zaten yolda yarım saat sürüyor;Kadıköy-Beşiktaş’tan daha kısa🙂 . Kişibaşı 13 araba içinse 90 Kn ödedik sadece. Diğer etken ise adanın her yerini görme isteğimizdi. Hemen şu uyarıyı yapayım Hvar-Jelsa yolu çok güzel ancak Jelsa’dan sonra 30 km çok kötü hem uçurumlu bir yol hem de inanılmaz dar şöyleki en fazla 40’la gidebildik.Diyeceğim o ki adanın diğer ucuna gitmeyi düşünürsen bunu ihmal etmeyin.Gerçi daha sonra yol düzeliyor ve çok hoş çok sevimli köylerden geçiyorsunuz ve her tarafta şarap satılıyor. Ne yazık ki bizim feribotu yakalamamız gerektiğinden hiçbirinde duramadık iyi ki de öyle yapmışız çünkü 100 km yoldan gelip de feribotun kalkmasına 5 dk kala yetişmek tam bir şans🙂

Hvar Meydanı

Drvenik’ten Dubrovnik ise sadece 125 km ve yol da son derece düzgün. İstedik ki yolda güzel manzaralı bir yerde duralım da hem dinlenelim hem de güzel bir yemek yiyelim sabah erkenden kalktık ve pek de bir şey yemedik kesinlikle bir şeyler yemeyi hakediyoruz. Ancak yol üzerinde bir kaç yerde durduysak da fiyatlar Hvar’dan da yüksek olunca hiç istemedik o kadar para vermeyi neredeyse kişibaşı 60-70 Kn’dan ucuzu yoktu.Sonradan aklımıza Neum‘dan geçeceğimiz geldi. Bosna ucuzdu ya hani orada Bosna toprağı belki ucuz olur dedik… Hatta Bosna’nın böreği meşhur olmasına rağmen daha yememiştik ve şansımızı denemeye karar verdik. Neum’a girince solda içeri doğru bir ‘Burek’ yazısı görüp takp etmeye karar verdik(Girdiğimiz sokağın hemen köşesinde bir de süpermarket vardı biz de börek yedikten sonra bir dolu alışverişimizi de oradan yaptık) ve 500 metre içeride oturacak yeri de olan unlu mamul tarzı bir dükkana girdik. Börek isteyince kocaman bir tepsiyi dörde bölüp verdiler; hayatımda gördüğüm en büyük börek porsiyonuydu hem de 2,5 liraydı sadece. Adeta gözlerimiz döndü hem de çok da lezzetliydi; bir de yanında ‘Jogurt’ denilen ayranın birazcık yoğun olanı olunca pek bir güzel oldu. Böylece 10 km önce kişibaşı 20 lira vereceğimize Neum’da toplamda 20 lira verip bir güzel doymuş olduk. Kara yoluyla Dubrovnik’e gidenlere kesinlikle tavsiye edilir. Neum’a hem girişte hem de çıkışta sınır var tabii ki ama kontroller çok çabuktu ve hiç zorluk çıkarmadılar.Böylece karnımız tok ve keyiflerimiz yerinde Dubrovnik’e varmış olduk.

5 Responses to “Dalmaçya Kıyıları: Split & Hvar Adası”

  1. aslihan August 23, 2010 at 8:31 am #

    biz inşallah 2011 ekim gibi düşünüyoruz araç kiraları ne kadardı en son gittiğinzde yardımcı olurmusunz 6 kişi gitmeyi düşündüğümüzden biraz daha geniş araç düşünüyoruz bi de kişi başı ortalama ne kadarla kapattınız gezinizi teşekkürler:)

    • cakirca88 August 23, 2010 at 2:33 pm #

      bizim 8 günlük gezimiz araba kirası uçak biletleri kalacak yer icecek yiyecek her sey dahil 600 euro kadar tuttu, ama biz genelde ev kiralayip evlerde kaldigimiz icin yemekleri evde yaptik ve ickimizi de marketten aldik. Ancak istenince hayli ucuza getirebiliniyor. Biz arabayi budget’tan kiralamistik gunluk 22 euro gibi bir şeye denk gelmişti ama arac buyuyunce fiyat degisebiliyor..ancak asagida linki verdigim site sizin yerinize araba icin en uygun fiyati buluyor, tavsiye ederim.

      http://www.izzirentacar.com

      baska sorularınız da olursa memnuniyetle cevaplayabilirim…
      iyi gunler

  2. kadir May 2, 2011 at 10:00 pm #

    Sırtçantalılar’da paylaşımınızı görünce bir solukta okudum… 2008 gitmiştim bende…tekrar gidesim var… sanırım balkanlar alışkanlık yapıyor… umarım Brac adasındaki Bol sahilini görmeden gelmemişsinizdir.

    sevgiler..

    • cakirca88 May 16, 2011 at 7:42 pm #

      açıkçası yazdıklarımız aynı deneyimleri yaşamış insanlar üzerinde bir heyecan yaratıyorsa bu bizi mutlu eder, demek ki güzel bir şeyler yapmaya başlamışız…
      Aslında Brac adasına geçmemiştik; ama ziyanı yok, tam da dediğiniz gibi Balkanlar alışkanlık yapıyor… Oralara yeniden gittiğimiz de keşfedilecek çok yer olacak…

      • kadir May 24, 2011 at 11:15 pm #

        Kesinlikle bağımlılık yapıyor… Şimdi arkadaşlarıma balayı rotası çiziyorum hatta.. Podgorica – Kotor, Dubrovnik – Split şeklinde..

        Gezmeden olmaz nede olsa😉

        Teşekkürler

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: