Gallery

Bosna Gezisi: Saraybosna & Mostar

22 May

İşin aslı Saraybosna‘ya gitmeden önce bu kadar etkilenmeyi beklemiyorduk. Daha çok uçağımızın indiği ve kalktığı yerdi bizim için… Ne zaman ki alçalmaya başladık ; yemyeşil vadiler, dağların tepesinde sisler… Daha inmeden etkiledi bizi Bosna doğasıyla.

Bosna'nın Doğası...

Bosna’nın Doğası…

Havaalanına indikten sonra aslında ne kadar küçük bir yere geldiğimizi fark ettik.Pasaport bankoları bile toplasan 6-7 taneydi. Devamında daha önceden kiraladığımız aracımızı Budget‘tan teslim aldık, açıkçası araba olmadan da şehre ulaşım biraz zor gibi duruyordu zira hiç toplu ulaşım aracı görmedik havaalanı civarlarında.

Aslında hostelimizi bulmamız da hiç kolay olmadı. Çünkü GPS’e ‘Besarina Cikma’ yazınca bir yer bulamıyordu biz de GPS’i suçladık ama Bascarsi civarında olduğunu bildiğimiz hostelimizi(Hostel Posilipo) arabayla fır fır dönerek bulduk. Sonra da aslında GPS’e çok büyük bir haksızlık yaptığımızı farkettik çünkü ‘Besarina Cikma’denen yer aslinda bir çıkmaz sokak bile değil neredeyse bir girintiydi ama gerçekten de Bascarsi’nın yanıbaşıydı. Bize ilk kalışımızda yaklaşık 100 metre ilerideki başka bir evi verdiler, bir hafta sonraki ikinci kalışımızda hostelin kendisinde kaldık. Sonuç olarak hostelimizden çok memnun kaldık ama yine de kalacak yer Saraybosna’nın ucuzluğu içerisinde değerlendirildiğinde hayli pahalı, şöyle ki kişibaşı 14 euro verdik kendimize ait bir oda için.

Bascarsi Meydanı ve Sebil

Bascarsi Meydanı ve Sebil

Peki ne yedik içtik Saraybosna’da? İşte Saraybosna’nın en güzel tarafı da yemek ve içmekte gizli… Saraybosna’da iki kez yemek yedik ikisini de Dzenita’da (Prote Bakovica,10) yedik.Fiyatlar gayet makul 5 köfteli cevapcici 4 , 10 köftelisi 7 Mark ;bir de Pljeskavica var ben en çok onu sevdim o da tek parça kocaman bir köfte diyebiliriz.Belki biraz turistik olabilir ama o kadar da olsun.Şahsen ben inanılmaz beğendim ;hem ortam da çok hoş. Dzenita Sebil’in Meydanına çıkan sokakların birinde bulması çok kolay. Eğer biraz daha para verebilirim diyorsanız aynı sokaktaki  20 metre kadar ilerideki restaurant da çok güzeldi,ama ne yazık ki adını unuttum.

Bascarsi'nin bir sokağı ve dükkanlar

Bascarsi’nin bir sokağı ve dükkanlar

Zaten genel olarak Bascarsı çevresinde gezdik ve Ferhadija caddesi üzerinde dondurmacılar var ve aslında enteresan olmakla birlikte tüm dondurmacılar Türkçe biliyorlar. Bir de Ferhadija üzerinde sağ tarafta sadece üç çeşit dondurma satan ufak bir dükkan var ve çok da güzeller… Onun dışında kafamıza göre gezerken birçok yere bir şeyler içmeye girdik ve fiyatların çok değişken olmadığını gördük. Genel olarak biralar 2 Mark civarı ki o da 2 liraya denk geliyor. Bascarsı’nın sokaklarında hiç beklenmedik yerlerde çok güzel mekanlar o yüzden sokakları iyi arşınlamak tavsiye edilir.  Tam katolik kilisesinin karşısındaki cafelerle dolu sokağı boydan boya geçince hemen solda bir bar var. Adının unutmuş olmamız hayli talihsiz olsa da çok güzel kokteyleri var ama tek güzel olan içecekler değil aynı zamanda fiyatları:Şöyle ki 1 litrelik Sex on the Beach ve 5 tane de bardak kokteyl içtik; verdiğimiz paraysa sadece 29 Mark’dı, yani inanılmaz :)

Gazi Husrev Bey Camii ve Yanıbaşındaki Kahvecimiz

Bir de Gazi Husrev Bey Camii’nin sokağındaki(Sebilden Ferhadija caddesine girin Camiiyegelince sola dönün) favori kahvecimiz(Gulistan) var. Saraybosna’da kaldığımız 2 günde 4 kez giderek adeta bir rekor kırdığımız ama türk kahvesine çok benzer kahvesi ve mükemmel sunumuyla bunu hak eden kahvecinin sahibi de çok tatlıydı. Şöyle ki ilk günümüzde yine kahve içerken teyzemizin  sıcak ilgisi karşısında Mostar ve Dubrvonik’e gideceğimizi söylemiştik ve 1 hafta sonra yeniden uğradığımızda Dubrovnik nasıldı beğendiniz mi diye sorunca dehşete düşmüştük bu hafıza ve ilgi karşısında..

Ancak Saraybosna üzerine bir şeyler yazarken insanlardan bahsetmemek kesinlikle olmaz. Öncelikle neredeyse herkes güleryüzlü ve yardımsever; hani hep bahsedilen türk köylüsünün yardımseverliği var ya adeta Saraybosna’da bunu görüyorsunuz ve tabii şaşırmamak elde değil.

Cevapcici ve Sarajevsko Bira

Bu  dediklerimi iki çok somut olay üzerinden anlatmak istiyorum aslında ikisi de favori kahvecimizde geçiyor. Gezi arkadaşlarımızdan Meral biz kahve siparişi verirken ıslak mendil almak için aynı sokaktaki bakkala gitti ancak ortak bir dilde anlaşamadıklarından Meral elleri boş bir şekilde geri döndü. Yaklaşık 5  dakika sonra aksanlı bir Türkçeyle konuşan bir Bosnalı geldi ve arkadaşım ne dediğinizi anlamamış acaba ne istemiştiniz, dedi. Meral de ıslak mendil istediğini söyledi, gelen arkadaş da hemen bakkala geri dönüp ıslak mendil getirdi. Haliyle borcumuz ne diye sorunca ise yine bir şokla karşılaştık. Bize ‘Kesinlikle olmaz bir ıslak mendil nedir ki , lütfen ‘ gibi bir çıkışta bulundu. Yani bu kadar karşılıksız bir tavır artık alışık olmadığımız bir davranıştı.

Nehre bir bakış…

Bahsettiğimiz kahveye ilk gidişimizde tuvalete gitmemiz gerekiyordu, ancak sahibi tuvaletleri olmadığını söyledi. Biz yine de oturduk , birkaç dakika sonra kadın geldi ve tuvalete ihtiyacımız varsa kendisini takip etmemizi söyledi ve bizi yaklaşık 200 metre ilerideki bir tuvalete götürdü. Kapıda da genelde olmasa da bazen para istiyorlar, paranız var mı dedi? Biz de bozuğumuz yok dedik , kadın hiç tereddüt etmeden ikimize çıkarıp 1′er Mark verdi ve gitti.(Bu arada kahvenin 2 Mark olduğunu belirtmek isterim) Biz ise yine olayın şokuyla ellerimizde parayla birbirimize bakakaldık. Hala insanların bu derece yardım sever olması çok etkileyici. Aslında Saraybosna genel olarak eleştirel bir gözle incelendiğinde adeta pre-capitalist bir düzen görülüyor; sanırım insanların bu tavırlarını henüz kapitalizmin kirliliğinin pek bulaşmadığına bağlayabiliriz.

Saraybosna Kuşatması

Son olarak da çok değil neredeyse 15 yıl önce yaşanan dramatik olaylardan ve kuşatmadan bahsetmezsek yine Saraybosna’yı tam olarak anlatmış olamayız.Zaten Saraybosna’yı gezerken bir insanın yaşanmışlıkları fark etmemesi için özel bir çaba harcaması gerekiyor. Neredeyse bütün binalar üzerinde mermi izleri var ; bazılarında ise adeta top izleri… Kimisi sıvanmış kimisi öylece kalmış; ancak gitmeden önce bu kadar aleni ve gözle görülür olabileceğini tahmin etmemiştim. Gerçekten insan zaman zaman etkileniyor ; kimi zaman unuttuğunda ise bir anda karşısına çıkıp insanı şaşırtıyor.

Genel olarak duvarlarda görülen mermi izlerinin dışında yaşananlara dair bir yerler görmek isteyenlere önerebileceğimiz 2 yer var:

Kuşatma Sırasında Bir Cadde

Biri Havaalanının hemen arkasında olan ve yukarıdaki haritanın da sol alt köşesinde görülebilen tünel.(Havaalanı civarlarında ‘Tunnel of Life’ okları var ama arabasız gitmek biraz zor) Saraybosna kuşatılmış olsa da aslında hemen yanı başında Sırpların ele geçirmediği bir Bosna bölgesi var ve ilk kuşatma zamanlarında şehrin dört bir tarafı Sırplar tarafından çevrilmiş olsa da BM havaalanının denetiminin kendisine verilmesini istemiş ve Sırplar tarafından kabul edilmiş. Bu sayede Bosnalılar da Havaalanının Bosnalılar tarafından kontrol edilen tarafından şehre doğru bir tünel kazmışlar ve bunu  gerek insani yardım gerek asker gerekse insan taşınmasında kullanılmış. Enteresan olansa bu tünelin oradaki bir teyzenin evinin bodrumundan kazılmış olması haliyle dikkat çekmek istememişler. Şimdi de tünelin küçük bir kısmı kalmış ve oradaki evi bir müze yapmışlar.Girişi de fazla değil 5 Mark.

Benzeri Mermi İzleri Tüm Şehirde Görülebiliyor

Saraybosna Tüneli Müzesi ve Tünelin Başladığı Ev

Diğer bir seçenek ise Bascarsiya yakın bir tepeye konumlanan binlerce mezardan oluşan şehitlik. Ona dair söylenecek çok bir şey olmasa da şehitlik etkileyici…Genel bir değerlendirme yaparsak Saraybosna kesinlikle görülmesi gereken bir şehir. Her ne kadar demografik yapısı zamanla değiştiyse de Musevi,Müslüman, Ortodoks ve Katolik nüfusu içinde barındırmış bir kent. Haliyle bu kültürel çeşitlilik şehrin içine sinmiş ve bu da Saraybosna’yı güzelleştirmiş. Diğer bir taraftan da Bascarsi çevresindeki baskın Osmanlı mimarisi ve hemen yanıbaşında başlayan İstiklal vari caddesi ve daha Avusturya tipi binalar ise çok hoş bir bütünlük yaratmış.

Şehitlik

Evet bir gün kaldıktan sonra Saraybosna’da Split’e doğru yola çıktık.Amacımız yolda Mostar’a da uğramaktı ; açıkçası Mostar beklediğimden daha güzeş ve büyük çıktı. Nedense Mostar’da bir köprü var başka da bir şey yok diye düşünüyordum ancak gidince gördük ki çok hoş bir eski şehri ve çok güzel bir atmosferi var. Kanaatim 1 gece Mostar’da kalmak güzel bir tercih olabilir.

Soframız

Mostar yolunda çok güzel manzaralı bir yerde tamamen tesadüf eseri durduk ve güzel biryemek yedik. İşin aslı yediklerimiz tat olarak Saraybosna’dakiler kadar güzel olmasa da gerek manzara ve ortamın güzelliği gerekse yolculuğun ortasında açken yenen bir yemeğin cazibesi onu çok güzel kıldı. Ne yazık ki nerede yediğimizi kesinlikle tarif edemeyeceğim ,çünkü hiçbir fikrim yok :)

Yaklaşık 140 km yol gittikten sonra Mostar’a vardık. Mostar’da bizi ünlü Mostar köprüsü güzel manzarasıyla karşıladı.

Uzaklardan Köprüye Bakış

Tam olarak köprünün nerede olduğunu kestiremediğimiz için arabayı biraz erken park etmişiz. Bu sayede neredeyse tüm şehri yürüdük. Özellikle köprüye yaklaştıkça eski şehir ve orjinal binalar başlıyor.

Mostar Sokakları

Saraybosna’ya göre çok turistik bir yer ve açıkçası her yerde turist vardı. Doğal olarak merkezdeki sokaklarda sağlı sollu hediyelik eşya dükkanları…Çok zamanımız olmadığından planımız güzel bir yerde tatlımız yiyip kahvemizi içerek Split’e doğru yola devam etmekti.

Köprüye geldiğinizde hemen karşıda çok güzel manzaralı cafe ve lokantalar gözüküyordu.Açıkçası bir an şüphe ettik turistler için olan pahalı yerlere girmeyelim istedik ama sonra Bosna’da olduğumuz hatırladık ve ne kadar pahalı olabilir ki dedik.

Oturduğumuz Kafeden Köprüye Bakış

Nitekim haklıymışız hatta biraz da haksızlık yapmışız. Sonuçta şekerpareye benzeyen tatlıların porsiyonu 2,5 kahve de 2 Marktı. (Bu arada daha sonra Split,Dubrovnik’te de göreceğimiz üzere Hırvatların yaşadığo her şehrin yakın bir tepesinde bir haç vardı, buna Mostar’da dahil)Nihayet Split’e doğru yola çıkacaktık; arabamıza atladık ve Split’e doğru yol almaya başladık.

Köprüden Şehre Bakış

About these ads

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 517 other followers

%d bloggers like this: